Ziyaretçi Defteri
Deftere Yaz
99
Defterdeki Yazılar
nezaket topal..
01 Mart 2010 20:44 |
halpuzda birlik beraberlik olmaması çok üzücü geleneksel haline gelmiş abdal musa yapamıyolar yapamıyoruz her köyün yapması tüm alevilerin yaptıgını biz yapamıyoruz dernek başkanımız sadece kagıt üzerinde başkan muhtarda öyle dernek yönetimindeki insanlar sadece yönetimde kalmayalım biraz faliyet lazım bu durumlar çok kötü ne güzel yazmışsınız birlik beraberlik içinde örf ve adetlerimizi yaşatan topluluğa gıptayla bakıyorum NEZAKET TOPAL MERSİN
FazileT...
27 Şubat 2010 19:20 |
sevilir… bir memleket denizi yoksada sevilir…
içindeyken özlemezsin basit gelir herşeyiyle, sıkar. işte dersin, hep bildik 6 tane kahvesi 5 tane bakkalı işte berber hep aynı yüzler, hep bilinen şeyler.
sonra bi gün gelir umutların seni bişeylere zorlar, doğdukları yerlerde doymayanlardan olursun. kimbilir kaç kişi gibi düşersin yollara ekmek aramaya aş aramaya. ne vakit ki bir deniz kenarında oturup denizden yüzüne ince cılız bi rüzgar vurur kavruk bi yaz akşamı işte o zaman özlemeye başlarsın estiği zaman -ki hiç durmaz- adamın tenini buz tutturan yüreğini yakan adını yedi düvele duyurmuş havasını…
bi türkü düşer ağzına
su da gelir akmayinan
nolur güzel bakmayinan
çirkinler de güzelmolur
sari altin takmayinan
etrafına bakarsın yok işte sıkıldığın bunaldığın şeyler yok. tamda harman zamanı şimdi.
yaba yok duvara dayalı, hondan gelen honcular yok, güneşin alnında elinde tırpan, elinde orak gardaşların yok. şahrayı sırtlanmış yola düşenler de göçünü almış.
aklıma düştü şimdi eşeğin sırtına heğbeyi atıp değirmenin yolunu tutmalar. ağzımızda bi türkü sonra büyüklerimizin gençken yaptıklarını anlatmaları. unutmadım daha harmanlıkta patoza sap atarken kenardan geçen kıza dalıpta yabayı da patoza atıp makinanın dişini kıran sonra babasından kaçarken kafası yarılan delikanlılarımızı, gece nohut dermeden dönünce yemekten sonra yenilen karpuzun tadı ağzımda kömbe gibi ekşili ekmek gibi tarhana gibi…
sonra bir yerine saplanmış aklımın, babamın arkadaşıyla davar gütmeye gidip sisli bi gecede geç saate kadar dönmediklerinde köyden merak edenler onları aramaya gidince babamın, arkadaşının babasını kurt sanıp taşla kafasını yarması…
yine türküleri anlatıyor adamın derdini gerisi yalan
keklikde benim kekliğim
kanadına gül ektiğim
eller uykusunu aldı
nedir bu benim çektiğim
o havada hiç zorlanmıyor adam türküyü söylerken sazı çalırken, hangi arguvanlı -gerçeği makbuldür- sesim kötü dese inanmamak lazım çünkü bi çay bardağı rakıyla o havayı soluyan adamın sesi kötü çıkmıyor.
buralarda gençlerin ağzında “yaa denizi olmayan bi şehir nasıl güzel olabilir ki” lafı. olur arkadaş olur. o memleketin aşığıda olur.
gökteki yıldızı sayan olur mu
benim kadar yara yanan olur mu
gurbet ellerinde garip kaldığım
acep gider yare ayan olur mu
sevilir… bir memleket denizi yoksada sevilir…
((((ALINTI))))...Doğdukları yerlerde Doyamayanlara gelsin...
içindeyken özlemezsin basit gelir herşeyiyle, sıkar. işte dersin, hep bildik 6 tane kahvesi 5 tane bakkalı işte berber hep aynı yüzler, hep bilinen şeyler.
sonra bi gün gelir umutların seni bişeylere zorlar, doğdukları yerlerde doymayanlardan olursun. kimbilir kaç kişi gibi düşersin yollara ekmek aramaya aş aramaya. ne vakit ki bir deniz kenarında oturup denizden yüzüne ince cılız bi rüzgar vurur kavruk bi yaz akşamı işte o zaman özlemeye başlarsın estiği zaman -ki hiç durmaz- adamın tenini buz tutturan yüreğini yakan adını yedi düvele duyurmuş havasını…
bi türkü düşer ağzına
su da gelir akmayinan
nolur güzel bakmayinan
çirkinler de güzelmolur
sari altin takmayinan
etrafına bakarsın yok işte sıkıldığın bunaldığın şeyler yok. tamda harman zamanı şimdi.
yaba yok duvara dayalı, hondan gelen honcular yok, güneşin alnında elinde tırpan, elinde orak gardaşların yok. şahrayı sırtlanmış yola düşenler de göçünü almış.
aklıma düştü şimdi eşeğin sırtına heğbeyi atıp değirmenin yolunu tutmalar. ağzımızda bi türkü sonra büyüklerimizin gençken yaptıklarını anlatmaları. unutmadım daha harmanlıkta patoza sap atarken kenardan geçen kıza dalıpta yabayı da patoza atıp makinanın dişini kıran sonra babasından kaçarken kafası yarılan delikanlılarımızı, gece nohut dermeden dönünce yemekten sonra yenilen karpuzun tadı ağzımda kömbe gibi ekşili ekmek gibi tarhana gibi…
sonra bir yerine saplanmış aklımın, babamın arkadaşıyla davar gütmeye gidip sisli bi gecede geç saate kadar dönmediklerinde köyden merak edenler onları aramaya gidince babamın, arkadaşının babasını kurt sanıp taşla kafasını yarması…
yine türküleri anlatıyor adamın derdini gerisi yalan
keklikde benim kekliğim
kanadına gül ektiğim
eller uykusunu aldı
nedir bu benim çektiğim
o havada hiç zorlanmıyor adam türküyü söylerken sazı çalırken, hangi arguvanlı -gerçeği makbuldür- sesim kötü dese inanmamak lazım çünkü bi çay bardağı rakıyla o havayı soluyan adamın sesi kötü çıkmıyor.
buralarda gençlerin ağzında “yaa denizi olmayan bi şehir nasıl güzel olabilir ki” lafı. olur arkadaş olur. o memleketin aşığıda olur.
gökteki yıldızı sayan olur mu
benim kadar yara yanan olur mu
gurbet ellerinde garip kaldığım
acep gider yare ayan olur mu
sevilir… bir memleket denizi yoksada sevilir…
((((ALINTI))))...Doğdukları yerlerde Doyamayanlara gelsin...
Eren ADIGÜZEL
24 Şubat 2010 13:52 |
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Hasan DURAK , Cem & Aliye ÇELEBİ ve sürpriz sanatcilarla 27 Subat 2010 Cumartesi günü Saat 20.30 Radyo Akörende Türkü Şöleni
Fatoş ÖZGÜL 13 Mart 2010 Cumartesi günü Saat : 21.00’da Radyo Akören’de Türkü Gecesine Türkü Dostlarimiz ve Dost Radyolarimiz Canli Yayinlarimiza DAVETLİDİRLER…
Yer : www.akorenkoyu.com
Fatoş ÖZGÜL 13 Mart 2010 Cumartesi günü Saat : 21.00’da Radyo Akören’de Türkü Gecesine Türkü Dostlarimiz ve Dost Radyolarimiz Canli Yayinlarimiza DAVETLİDİRLER…
Yer : www.akorenkoyu.com
Radyo Ailem
12 Şubat 2010 17:46 | Malatya
13.02.2010 Saat 20.00'de Şahin Örk ile yapacağımız canlı yayına Türkü dostları davetlidir.
Radyo Ailem Yönetimi
www.ailemiz.info
Radyo Ailem Yönetimi
www.ailemiz.info
vahap
12 Şubat 2010 07:45 | malatya
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
halpuzda birlik beraberlik olmaması çok üzücü geleneksel haline gelmiş abdal musa yapamıyolar yapamıyoruz her köyün yapması tüm alevilerin yaptıgını biz yapamıyoruz dernek başkanımız sadece kagıt üzerinde başkan muhtarda öyle dernek yönetimindeki insanlar sadece yönetimde kalmayalım biraz faliyet lazım bu durumlar çok kötü
99
Defterdeki Yazılar













