Ziyaretçi Defteri
Deftere Yaz
98
Defterdeki Yazılar
FazileT...
02 Şubat 2010 01:26 |
HAYATLA RÖPORTAJ Hayatla röportaj yaptığımı gördüm rüyamda.
"Benimle röportaj mı yapmak istiyorsun?" diye sordu Hayat.
"Zamanın var mı?" diye sordum.
Gülümsedi ve ‘’Benim sonsuza kadar zamanım var.’’dedi.
Ne sorular var yüreğinde?İnsanlarla ilgili en çok neye şaşırıyorsun?diye sordum.
Hayat basladı anlatmaya:
"Çocukluktan sıkılıp büyümek için acele ediyorlar, sonra yine çocuk olmanın özlemini duyuyorlar. Para kazanmak için sağlıklarını kaybediyorlar, sonra sağlıklarını kazanmak için paralarını kaybediyorlar. Gelecekle ilgili edişelenmaekten şimdiyi unutuyorlar. Sonra da ne şimdiyi ne geleceği yaşayabiliyorlar. Deneyim iyi bir öğretmendir diyorlar ama deneyimin faturasını ödemek istemiyorlar. Hayatlarını kazanmak için eğitim alıyorlar ama yaşam ustası olmayı bilmiyorlar. Bu nedenle de, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyorlar, hiç yaşamamış gibi ölüyorlar."
Hayat elimi tuttu sıkı sıkı.. Bir süre sessiz kaldık,birşey konuşmadık.Sonra derin bir nefes aldım. Ona, insanların neleri öğrenmelerini istediğini sordum.
Hayat yanıtladı:
"Hiç kimseyi seni sevmeye zorlayamayacağını, yapabileceğin tek şeyin seni sevmelerine izin vermelerini isterdim. Affetmenin affederek öğrenilebileceğini öğrenmelerini isterdim. Başkalarıyla kendilerini kıyaslamamayı öğrenmelerini isterdim. İki insanın aynı şeye bakıp farklı şeyleri görebileceğini öğrenmelerini isterdim."
"Zengin insanın en çok şeye sahip olan değil, en az şeye ihtiyaç duyan insan olduğunu öğrenmelerini isterdim. Bir sevecen yüreği derinden yaralamanın bir anda olduğunu; ama iyileştirmenin çok uzun sürdüğünü öğrenmelerini isterdim.Hayata pozitif bakmanın yaşama sevincini bir kat daha artırdığını öğrenmelerini isterdim..’’
Hayat derin bir nefes verdi. Hayatın nefesi kelimelere dönüştü.
"Söylediklerimi yüreğine kaydet.’’dedi.söylediği cümleyi yüreğime kaydetmiştim..
"Başkalarını affetmek yeterli değil, kendini de affetmeyi öğren".
Yüreğim kuş gibi hafiflemişti. son olarak bir soru daha sordum’’Hayat benden ne istiyorsun?’’dedim usulca..
Bütün odayı beyaz bir ışık kaplamıştı ve Hayat yanıtladı.
"Senin kendin olmanı istiyorum, yoksa başkası olurdun. Sana bugün ihtiyacım olduğunu bil, yoksa bugün benimle olmazdın. Kendi eşsizliğini ve biricikliğini bil; çünkü ben kendimi tekrar etmeyecek kadar yaratıcı ve zenginim. ve gerçekten TEK değerli olanım. Değerimi bil." ..
(ALINTI)...
"Benimle röportaj mı yapmak istiyorsun?" diye sordu Hayat.
"Zamanın var mı?" diye sordum.
Gülümsedi ve ‘’Benim sonsuza kadar zamanım var.’’dedi.
Ne sorular var yüreğinde?İnsanlarla ilgili en çok neye şaşırıyorsun?diye sordum.
Hayat basladı anlatmaya:
"Çocukluktan sıkılıp büyümek için acele ediyorlar, sonra yine çocuk olmanın özlemini duyuyorlar. Para kazanmak için sağlıklarını kaybediyorlar, sonra sağlıklarını kazanmak için paralarını kaybediyorlar. Gelecekle ilgili edişelenmaekten şimdiyi unutuyorlar. Sonra da ne şimdiyi ne geleceği yaşayabiliyorlar. Deneyim iyi bir öğretmendir diyorlar ama deneyimin faturasını ödemek istemiyorlar. Hayatlarını kazanmak için eğitim alıyorlar ama yaşam ustası olmayı bilmiyorlar. Bu nedenle de, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyorlar, hiç yaşamamış gibi ölüyorlar."
Hayat elimi tuttu sıkı sıkı.. Bir süre sessiz kaldık,birşey konuşmadık.Sonra derin bir nefes aldım. Ona, insanların neleri öğrenmelerini istediğini sordum.
Hayat yanıtladı:
"Hiç kimseyi seni sevmeye zorlayamayacağını, yapabileceğin tek şeyin seni sevmelerine izin vermelerini isterdim. Affetmenin affederek öğrenilebileceğini öğrenmelerini isterdim. Başkalarıyla kendilerini kıyaslamamayı öğrenmelerini isterdim. İki insanın aynı şeye bakıp farklı şeyleri görebileceğini öğrenmelerini isterdim."
"Zengin insanın en çok şeye sahip olan değil, en az şeye ihtiyaç duyan insan olduğunu öğrenmelerini isterdim. Bir sevecen yüreği derinden yaralamanın bir anda olduğunu; ama iyileştirmenin çok uzun sürdüğünü öğrenmelerini isterdim.Hayata pozitif bakmanın yaşama sevincini bir kat daha artırdığını öğrenmelerini isterdim..’’
Hayat derin bir nefes verdi. Hayatın nefesi kelimelere dönüştü.
"Söylediklerimi yüreğine kaydet.’’dedi.söylediği cümleyi yüreğime kaydetmiştim..
"Başkalarını affetmek yeterli değil, kendini de affetmeyi öğren".
Yüreğim kuş gibi hafiflemişti. son olarak bir soru daha sordum’’Hayat benden ne istiyorsun?’’dedim usulca..
Bütün odayı beyaz bir ışık kaplamıştı ve Hayat yanıtladı.
"Senin kendin olmanı istiyorum, yoksa başkası olurdun. Sana bugün ihtiyacım olduğunu bil, yoksa bugün benimle olmazdın. Kendi eşsizliğini ve biricikliğini bil; çünkü ben kendimi tekrar etmeyecek kadar yaratıcı ve zenginim. ve gerçekten TEK değerli olanım. Değerimi bil." ..
(ALINTI)...
FazileT..
22 Ocak 2010 21:03 |
KARŞINIZDAKİNİN MALATYA’LI OLDUĞUNU ANLAMANIN FARKLI YOLLARI :):):):):)
+Nedisin kivre , yeğen gibi sıfatlar söylise,
+'bilmiyorum' yerine 'bilmiyim', 'geliyorum'un yerine 'geliyim','bakıyorum'un yerine 'bakıyım' vs. kulanıyorsa,
+Köprü yerine körpü ,yaprak yerine yarpağ diyise,
+Allahınagurban, Çağam o cegetten gitme...
+Malamat ve perma perişan olmak fiilini biliyse,
+Yaşlı amcalar '' Kaç kök kaysınız var?'' diyise,
+Hele şurda bi çöğdürem , gibi cümleler varsa,
+Patlıcana; balcan diyip küfde pişiriyse,
+Tüm hastalıklar için BEKMEZ İçmeni öneriyosa ,
+Yeğen kimlerdensin? ..Ooooo kemal dayının torunumusun gel gel bi yemek yiyek derse,
+Ve bu yemek için ''illaki bırakmam ölümü gör yeğen'' diyorsa,
+İstanbulda plakasının son 2 harfi 44 ise veya 44 sana ölümüne selektör yapıyorsa (Tanıdıklarım yapıyor:),
+Dut'a tut, tut'a da dut diyorsa,
+Kayısı suyunu kendi yapıyorsa,
+Bayram sabahlarında içliköfte pişiriyse,
+Her nerde olsun ticaret yaptığınızda ''usta nasıl malın ıyı mı'' sorusuna ''yeğen kaygısız ol'' cevabı gelirse,
+Bide ''abla tükan senin'' tabirini kullanıyorsa,
+Deliloy halayından çıkmıyorsa,
+Misafirliğe gidersin ve gider gitmez çay suyu koyuyorsa,
+Uzun kış gecelerinde misafirlikte pestil, ceviz, kuru üzüm ve bilimum uçurucu maddeler ikram ediyorlarsa,
+Sitil : Kova.., Anıh : Nane.., Çağa : Çocuk.., Çağla: Olmamış ham kaysı..,
Çaput : Bez parçası.., Pirpirim : Semizotu.., Tuman : Külot ise,
+Elazığlıdan haz etmiyorsa :=)
+Kızdığında ''dert soykası, cigeri şişesice'' tabirlerini söylüyorsa,
+Tarihiyle ve tarihten çıkmış isimlerle (İsmet İnönü, Turgut Özal, Kemal Sunal,
Ragıp Paşa, Oktay Kaynarca... vs. gibi) gurur duyuyorsa,
+ve.. Malatya'nın doğunun Parisi olduğunu biliyse,....................
vs vs vs...
.............
ÖVÜNMEK GİBİ OLMASIN MALATYALIYIZ GARDAŞ:):)
CÜNKİ BİZLER DÖRT DÖRTLÜGÜZ(44)
+Nedisin kivre , yeğen gibi sıfatlar söylise,
+'bilmiyorum' yerine 'bilmiyim', 'geliyorum'un yerine 'geliyim','bakıyorum'un yerine 'bakıyım' vs. kulanıyorsa,
+Köprü yerine körpü ,yaprak yerine yarpağ diyise,
+Allahınagurban, Çağam o cegetten gitme...
+Malamat ve perma perişan olmak fiilini biliyse,
+Yaşlı amcalar '' Kaç kök kaysınız var?'' diyise,
+Hele şurda bi çöğdürem , gibi cümleler varsa,
+Patlıcana; balcan diyip küfde pişiriyse,
+Tüm hastalıklar için BEKMEZ İçmeni öneriyosa ,
+Yeğen kimlerdensin? ..Ooooo kemal dayının torunumusun gel gel bi yemek yiyek derse,
+Ve bu yemek için ''illaki bırakmam ölümü gör yeğen'' diyorsa,
+İstanbulda plakasının son 2 harfi 44 ise veya 44 sana ölümüne selektör yapıyorsa (Tanıdıklarım yapıyor:),
+Dut'a tut, tut'a da dut diyorsa,
+Kayısı suyunu kendi yapıyorsa,
+Bayram sabahlarında içliköfte pişiriyse,
+Her nerde olsun ticaret yaptığınızda ''usta nasıl malın ıyı mı'' sorusuna ''yeğen kaygısız ol'' cevabı gelirse,
+Bide ''abla tükan senin'' tabirini kullanıyorsa,
+Deliloy halayından çıkmıyorsa,
+Misafirliğe gidersin ve gider gitmez çay suyu koyuyorsa,
+Uzun kış gecelerinde misafirlikte pestil, ceviz, kuru üzüm ve bilimum uçurucu maddeler ikram ediyorlarsa,
+Sitil : Kova.., Anıh : Nane.., Çağa : Çocuk.., Çağla: Olmamış ham kaysı..,
Çaput : Bez parçası.., Pirpirim : Semizotu.., Tuman : Külot ise,
+Elazığlıdan haz etmiyorsa :=)
+Kızdığında ''dert soykası, cigeri şişesice'' tabirlerini söylüyorsa,
+Tarihiyle ve tarihten çıkmış isimlerle (İsmet İnönü, Turgut Özal, Kemal Sunal,
Ragıp Paşa, Oktay Kaynarca... vs. gibi) gurur duyuyorsa,
+ve.. Malatya'nın doğunun Parisi olduğunu biliyse,....................
vs vs vs...
.............
ÖVÜNMEK GİBİ OLMASIN MALATYALIYIZ GARDAŞ:):)
CÜNKİ BİZLER DÖRT DÖRTLÜGÜZ(44)
Eren ADIGÜZEL
15 Ocak 2010 09:35 | Malatya
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir


Radyo Akören’nin 3 uncu yasina girdigi 18-01-2010 tarihinde bizleri herseye ragmen yanliz birakmayan sade ve durustce Arguvan imiz icin calisan nerde Arguvan icin ne yapilacaksa karsiliksiz ,hersey Arguvan icin anlayisiyla yapilmasi gerekeni en iyi sekilde yapmayi ilke edinen Degerli ,Onurlu,gururlu ve Durust sanatcimiz ERHAN YILMAZ imiz canli yayinda bizlerle olacak.
Degerli sanatcimiz ERHAN YILMAZ’a tesekkur eder butun turku sever dostlarimizi ve dost radyolarimizi canli yayina bekleriz.
Yer : www.akorenkoyu.com
Tarih : 18-01-2010
Saat:20.30 da (Turkiye saatiyle )
Degerli sanatcimiz ERHAN YILMAZ’a tesekkur eder butun turku sever dostlarimizi ve dost radyolarimizi canli yayina bekleriz.
Yer : www.akorenkoyu.com
Tarih : 18-01-2010
Saat:20.30 da (Turkiye saatiyle )
Eren ADIGÜZEL
08 Ocak 2010 09:22 | Malatya
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir


Aynur GÜNEŞ 10.01.2010 Saat: 20.30 da RADYO AKÖREN’de Türkü Sever Dostlari İle Bulusuyor.Tüm Türkü Dostlarimiz ve Dost Radyolarimiz Davetlidirler.
www.akorenkoyu.com Radyo Akören Yönetimi
www.akorenkoyu.com Radyo Akören Yönetimi
Merdan KURT
06 Ocak 2010 10:55 | Manisa
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Degerli Halpuz Fm Dinleyicileri Bu Cumartesi ( 09.01.2010 ) Tarihinde Asik Ercan ve Abuzer Zengin Radyo Salman'da Siz Türkü Sever Dostları ile Bulusuyor Web: www.radyosalman.comnull
98
Defterdeki Yazılar














